de la pau milliyet gazetesinde

de la Pau Kahve Milliyet Gazetesinde


Milliyet gazetesinde Osman Serim ile gerçekleştirilen sohbette; Türk kahvesinin bu topraklara geliş hikâyesi, İstanbul usulü kahve, Türk kahvesi dünyada yeterince ilgi görüyor mu? gibi sorulara cevap bulundu. Gazetenin paylaşımında de la Pau kahve olarak bizler de yer aldık işte detayları.

milliyet gazetesi
de la Pau Kahve Milliyet Gazetesinde 3

Gazetede yer alan başlıklardan bazılarına baktığımızda de la Pau’dan esintiler de yer almaktadır.

*Türk kahvesinin bu topraklara geliş hikâyesi nasıl başladı?

Kahve ilk kez Habeşistan’da içilmeye başlıyor. Daha sonra 15. YY’dan itibaren Arap Yarımadası ve Orta Doğu’ya yayılıyor. 16. YY başlarında Yemen’i fetheden Özdemir Paşa, kahveyi İstanbul’a getiriyor ve Kanuni Sultan Süleyman’a sunuyor. Sultan ve maiyetindekilerin çok sevdikleri kahve, yaklaşık 100-150 yıl içinde hem Osmanlı topraklarında hem de Avrupa’da tanınıyor. İstanbul’dan liman bağlantısı olan Napoli ve Marsilya, kahve yolculuğunda önemli rol oynuyor. Araplar kahveyi “mırra” dedikleri bir teknikle yapıyor. Büyük ihtimalle biz de o dönem bu Arap tekniğini kullanıyoruz. Kendi üslubumuzu ise daha sonra geliştiriyoruz.

*Nedir kendi üslubumuz?

Türk kahvesinin orijin olarak yüzde yüz Arabica botanik türü olması tercih edilir. Fransız ve İtalyan kahvelerine kıyasla açık renktir ve dünyanın bütün kahve pişirme yöntemlerinin arasında en ince öğütülendir. Yine, fincanda telvesiyle servis edilen tek kahvedir. Elimize aldığımızda hiç pürtüğü olmayan bir toz kahve görürüz. Espressoya göre 20-30 kere daha ince öğütülür. Ancak, müthiş bir süratle okside olur. Türk kahvesinin öğütüldükten sonra aylarca, haftalarca bekletilmesi büyük yanlış. Eğer kahvenizi çektirecekseniz kapalı, hava ve ışık almayan, yüksek bir ısıda olmayan bir ortamda muhafaza etmelisiniz. Ayrıca tüketecek kadar alınmalı. Çok önemli bir notum var: Eski kahvenizin üzerine yeni alınan kahveyi kesinlikle eklemeyin!

*İstanbul usulü kahveyi nasıl tarif edersiniz?

Türk kahvesinin geleneksel pişirme yöntemi cezvede yapılmasıdır. Önceleri kahve büyük kaplarda, ibriklerde pişiriliyor. Cezve ise 19. YY’da devreye giriyor. Cezveler tercihen bir, maksimum iki kişilik olmalıdır. Birçok kahve pişirme yöntemi var tabii ama İstanbul usulü şöyle: Tek kişi için cezveye 7 ila 9 gram arası kahve konur. Soğuk su esastır. Orta seviye bir ateş üzerinde 2 kez kaynatılır. Birinci kaynamadan sonra cezve içinde biriken köpüklü fincana dökülür. Cezve yeniden ateşe konur, kaynatılır ve geride kalan kahve fincana ilave edilir. Fincanın üstü köpüklü olmalı ve mutlaka bir dudak payı bırakılmalıdır.

*Kahvenin geleneksel eşlikçileri neler?

Kahve sade olmalı. Yanında suyla ikram edilmeli. Su ne zaman içilmeli konusunda değişik fikirler var. Kimi yemekten sonra kahve içmeden suyla ağzı temizlemek gerektiğini iddia eder. Bazıları ise dişlerin arasında kalacak kahve zerreciklerinin temizlenmesi için suyun kahve sonrası içilmesi gerektiğini savunur. Kahveye en güzel eşlikçi lezzetleri ise ramazanlarda hurma, diğer zamanlarda lokum, badem, fıstık ezmesi, baklava dilimi, bazen macun, bazen de kaşıkla reçel gibi sıralayabiliriz.

*Türk kahvesi dünyada yeterince ilgi görüyor mu?

Türk kahvesi, dünyada içilen her 200 kahveden biri. İtalyan usulü kahveler ise içilen her 5 kahveden biri. Ama son yıllarda bu oran kısmen de olsa değişiyor ve Türk kahvesi daha fazla içilir hâle geliyor. Elbette alınacak daha çok yolumuz var.

Her Yudumda Bir Hikaye – Milliyet Gazetesi

Her yudumda bir hikaye, her fincanda bir miras başlığı ile Milliyet gazetesinde yer alan de la Pau kahveleri 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi gününde, Türk kahvesi ile ilgili bilgilerin yer aldığı haberde kendine yer buldu.

Kurucu Ortağımız Serap AKÇAY, de la Pau’yu Kahve Dergisi’ne Anlattı
de la Pau Coffee Co.: “Yılın Nitelikli Kahve Markası” Ödülüne Layık Görüldü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapat Sepetim
Kapat Favoriler
Close Recently Viewed
Kapat
Kapat
Kategoriler